Mutlu Olmanın Dersini Ceset Verdi |

Mutlu Olmanın Dersini Ceset Verdi

Mutlu Olmanın Dersini Ceset Verdi

Mutlu Olmanın Dersini Ceset Verdi

Askerde Mutlu Olmanın Yolları

 

 

Jandarma olarak yaptığım 5 ay 5 günlük askerlik görevimde büyükbaş hayvan kaçakçılığıyla da uğraştım, kumar oynatanlarla da, aile içi kavgalarla da…Her birinin kendine göre zorlukları vardı tabi ancak çok berbat bir olay yaşamadım hiçbirinde.

 

Doğum günümdeki hariç…

 

 

Karakolda iş yaparken gelen ihbarla Denizli’nin Sarayköy ilçesindeki köylerden birine gittik. Bir evin önünde bütün mahalleli toplanmış, ortalık feryat figan. Gelen ölüm haberi olduğundan ortam beni çok şaşırtmadı ama insanların o hali hiç gözümün önünden hala gitmedi.

 

 

Yere çömelmiş, göğüslerine ve başlarına vura vura salya sümük ağlayanlar, birbirlerine sarılıp hıçkıranlar ve kederli bir ifadeyle uzaktan cenaze evine bakanlar…

 

 

Komutan ölüm sebebinin boğulma olduğunu söylediği için benim gözüm sağda solda katil arıyor.

Zannediyorum ki evin önündeki kalabalık katili yakaladı, biz de köylü onu linç etmeden elinden kurtarmaya gidiyoruz.

 

 

Evin kapısına geldik, komutan bize olayı anlatabilecek, sakin, aklı başında birini bulmaya çalıştı. Bir kadın bize evi gezdirerek olay anlattı.

 

 

Yaşlı teyze evde tek başınayken et pişiriyor. Izgara etten kocaman bir parça koparıyor ve et yemek borusu yerine soluk borusuna kaçıyor. Çırpınıyor ama nafile; kimseye seslenemiyor da, bir süre sonra çırpınmaları yavaşlıyor ve bitiyor.

 

 

 

Bu Kadar Zamansız, Manasız, Acımasız Ölüm Mü Olur ?!

 

 

Evden ayrılıp hastaneye gidiyoruz. Komutan ameliyatı  ( otopsiyi demek daha doğru galiba ) yapan doktorla konuşuyor. En önde doktor, arkasında komutan, onun ardında ben ve benim arkamda asker arkadaşım koridorda yürümeye başlıyoruz.

 

 

Doktor konuşurken dönüp komutana ufak bir poşet uzatıyor ve komutanımız en ufak bir duraksama yaşamadan elindekini olduğu gibi bana uzatıyor.

 

” Barlas tut şunu.”

 

 

Şu, dediği kadının boğazından çıkarılan et.

 

O kadar büyük ki görünce şok oluyorum. Etin rengi de bir garip olmuş, midemde bir kasılma hissediyorum. Ama o kadar büyük ki…

 

Ah teyzem bunu yutabileceğini nasıl düşündün sen ?

 

 

Morga inen merdivenin başına geliyoruz ve aşağı bakınca onları görüyorum.

 

Üç hastane görevlisi, kadını sedyeyle taşıyorlar. Teni yumurta kabuğu kadar beyaz. Ellerini önden bağlamışlar. İlk başta bu bağlama olayına anlam veremiyorum ancak daha sonra bunu taşırken elleri sağa sola çarpmasın diye yapıldığını düşünüyorum.

 

Morga giriyoruz. Kısa bir süre sonra savcı geliyor.

 

 

” Hazırsanız başlayalım komutanım.”

 

 

Kadının yüzündeki örtü çıkarılıyor ve kamera ile olay anlatılarak kadının cesedi videoya alınıyor.

 

 

6 sene geçti üstünden, ne o görüntüyü unuttum ne de o kokuyu.

Hayatımda sadece bir defa ceset gördüm, o da askerde doğum günüme denk geldi.

 

Annem şükretmeyi öğretmişti, bu olay kafama kazıdı.

 

 

 

  • 6
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    6
    Shares

Yorum Ekle