Güzellik Takıntısı & Tedavi Niteliğinde 5 Efsane Sanat Eseri | Sayfa 2 / 2 |

Güzellik Takıntısı & Tedavi Niteliğinde 5 Efsane Sanat Eseri

Güzellik Takıntısı & Tedavi Niteliğinde 5 Efsane Sanat Eseri

 

 

 

 

 

 

Sanatın Güzellik Takıntısı

 

 

 

Pekala insanoğlunun dış güzelliğe olan zaafından bu kadar bahsettik, şimdi gelelim bu konunun sanat dallarındaki güzide örneklerine.

 

İnsanların dış görünüşlerine verdikleri önemi veya günümüz dünyasının zorla insanı içine aldığı güzellik takıntısı hastalığını anlatan bu eserler gerçekten kendilerine harcadığınız zamanın ve paranın hakkını verecek eserler.

 

Listeyi olabildiği kadar farklı alanlardan ve bizzat bu konuyu alan eserlerden seçmeye çalıştım, çeşitlendirmek isteyen olursa şeref verir.

 

 

 

 

 

 

OPERADAKİ HAYALET

 

 

 

Operadaki-Hayalet-Kitap-Kapak

Gaston Leroux’un müthiş kitabı hem müzikale hem de sinemaya uyarlandı, müzikalindeki şarkıyı duymayan kalmadı.

Ama eğer okumadıysanız benim de en sevdiğim kitaplardan biri olan bu klasiği mutlaka okumalısınız.

 

İnsanın dış görünüşünün, meziyetlerini nasıl gölgede bıraktığını ve bu durumun kişide yarattığı psikolojik tahribatı anlatan Operadaki Hayalet, bittikten sonra sizi derin düşüncelere sokan kitaplardan.

 

Edebiyatın en güzel örneklerinden…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AMERİKAN SAPIĞI

 

 

 

Amerikan-Sapığı-Kitap-Kapak

Amerikan Sapığını kitabıyla değil filmiyle tanıyanlardanım ben. Açıkçası kitabı da, çok merak etmeme rağmen, hala okuyamadım.

Ama filmi kesinlikle çok güzel, eğer izlemediyseniz kesinlikle tavsiye ederim. Hikayenin ana karakteri Patrick Bateman yakışıklı, zengin ve genç bir adam. Ancak yaşamla ilgili ciddi bir sorunu var.

 

Saplantısı Bir Kişiyi Ne Kadar Uç Noktalara Götürebilir?

Patrick yüzüne ve vücuduna sürdüğü her biri farklı bir amaca hizmet eden bir düzine kremden iş kartlarının yumurta kabuğu beyazında mı yoksa kemik beyazında mı daha güzel olduğunu tartıştığı duygudan yoksun, gösterişçi, boş kapitalist dünyasında hayata dair bir şeyler hissetmek için, yaşadığını hissetmek için öldürüyor.

 

Christian Bale’in efsane bir performans sergilediği film, günümüz toplumunun dış görünüşe ve gösteriş merakına dair iyi bir taşlama.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AŞIK VEYSEL – GÜZELLİĞİN ON PARA ETMEZ

 

 

 

 

Aşık Veysel’in başka bir adama aşık olup evden kaçan karısına hazırladığı bir süpriz vardır.

 

Gece evden gizlice çıkan eşi yürürken ayakkabısının içinde bir şey olduğunun ve rahat edemediğini fark edince ayakkabısını çıkarır ve bir tomar para ile bir kağıt parçası görür.

 

Kağıtta yazan not şöyledir:

 

Al bu para ananın ak sütü gibi helal olsun
Gittiğin yerde kendini ezdirme
Bir de güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa…!

 

Hikayenin çıkış noktası konumuzla birebir örtüşmese de bu efsane türkünün sözleri hangi güzelliğin daha önemli olduğunu çok güzel anlatıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BEAUTY

 

 

 

Beauty-Cizgi-Roman-Kapak
Güzellik Takıntısı Temalı Beuty ‘nin İlk Sayısı

Çizgi roman piyasasının devlerinden Image Comics’ten çıkan Beauty, güzelliğin bulaşıcı bir hastalık olduğu bir dünyayı anlatıyor. Buradaki güzelliği sadece kadınlar için düşünmeyin tabi erkekler için de geçerli aynı durum, dış görünümün olabilecek en iyi seviyeye gelmesi olarak düşünün.

 

Cinsel yolla bulaşan bu hastalıkta şişmansanız kilo veriyorsunuz, kelseniz saçlarınız uzuyor, kadınların göğüsleri şişiyor, erkeklerin kasları çıkıyor vs. Hastalıkla ilgili tek sorun hiç geçmeyen çok hafif bir ateş.

 

İnsanların bu hastalıkla ilgili düşünceleri ne oluyor dersiniz?

 

İnsanoğlunun güzellik saplantısına dair korkutucu bir taşlama bu çizgi roman.

İlk cildi efsaneydi, sonraki ciltler biraz bozdu ama okumanızı tavsiye ederim.

 

İngilizce sorunu olmayanlar yandaki resme tıklayarak açılan sayfadan indirip okuyabilirler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ALACAKARANLIK KUŞAĞI – EYE OF THE BEHOLDER

 

 

 

5 sezonluk bu efsane diziyi hem yazan hem de sunan Rod Serling’in dehasına hayran kalmamak elde değil. Bütün bölümleri Türkçe alt yazılı olarak bulunamasa da bazı bölümler internette bulunuyor.

 

Alacakaranlık Kuşağı’nın bir çok efsane bölümü var ancak konumuza en çok uyanı 2. sezon 6. bölüm olan Eye Of The Beholder.

 

 

Hikaye daha güzel görünmek için değil, çirkin olması sebebiyle etrafındaki insanların nefret dolu bakışlarından kurtulup rahat bir hayat yaşamak isteyen ve bu sebeple cerahi operasyon geçiren yüzü bandajlı bir kadını anlatıyor.

 

Kadın yıllar boyunca yaşadığı zorlukların acısını kusarken bir yandan da estetik operasyonun başarısız olması korkusuyla geçiriyor günlerini. Bu arada ne doktorların ne de hemşirelerin yüzlerini bölüm sonuna kadar görmüyoruz.

 

Sonunda sargıların çıkarılacağı gün geliyor.

 

 

Böyle bir finali sadece Alacakaranlık Kuşağı’nda görebilirsiniz!

 

alacakaranlik-kusagi-the eye-of-the-beholder

 

 

 

 

 

 

Evet, böylelikle bir yazının daha sonuna geldik.

 

Elimden geldiğince kendi gözlemlerime ve düşüncelerime dayanarak günümüzde önemli olduğunu düşündüğüm bir sorun olan güzellik takıntısı ile ilgili benim söyleyeceklerim şimdilik bu kadar.,

 

Eğer beğendiyseniz lütfen bu önemli konuyla ilgili yorumlarınızı ve beğenilerinizi eksik etmeyin.

 

 

Kendinize iyi bakın!

 

 

 

 

  • 9
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    9
    Shares

Yorum Ekle