Dehşetin Yüzü ( The Nun ) Film Yorumu |

Dehşetin Yüzü ( The Nun ) Film Yorumu

Dehşetin Yüzü ( The Nun ) Film Yorumu

Bazı filmler o kadar iyidir ki o türe yakın olmayan izleyiciyi bile kendine çekmeyi başarabilir. Bazı filmler ise sadece ve sadece o türü seven kitleye hitap eder. Korku Seansı 1 ve 2 ilk cümleye yakışan filmler…Dehşetin Yüzü ise ikinci cümleye.

 

 

Ancak filmi beğenip beğenmeyeceğinizi anlamak için bir filtreden daha geçmeniz gerekiyor.

 

 

Korku filminizi nasıl seversiniz ? Ya da uzatmadan doğrudan sorayım :

 

 

İngilizcede ” Jump Scare ” denilen, bizim dilimizde ise ” Bö Efekti ” olarak adlandırabileceğim  perdede aniden patlayan ses ve görüntü efektlerini seviyor musunuz ? Bu tür sahneler size korkunç geliyor mu ?

 

 



Eğer cevabınız evet ise Dehşetin Yüzü izleyebileceğiniz en korkunç filmlerden biri. Eğer değilse unutun gitsin.

 

Peki Conjuring serisinde bu filmin korkunçluk seviyesi ne ?

 

Gotik Dehşetin Yüzü

Dehsetin Yuzu
Dehşetin Yüzü sinematografi açısından çok başarılı

 

 

The Nun filmi, Romanya’daki bir manastırda yaşanan intihar vakasının ardından Vatikan’ın Peder Burke ve Rahibe Irene’yi olayı araştırması için göndermesini ve iki ana karakterimizin başından geçen korkunç olayları anlatıyor.

 

 

Vatikan bu talihsiz olayın sadece bir intihar olmadığından şüphelendiği için özel olaylarda görevlendirdiği Peder Burke’yi seçiyor bu iş için.

 

Daha yeni yetme bir rahibe olan Irene’nin seçilme sebebi ise o manastırın olduğu bölgeyi tanıyor olması diye söylense de işin aslı çok farklı. ( Hikayenin heyecanını kaçırmamak için çok detay vermiyorum 🙂 )

 

 

Öncelikle şunu belirteyim film teknik olarak çok ama çok başarılı.

 

 

Yani çekimler, gotik mimari, kargalar, kullanılan renkler, rahibenin ortaya çıktığında çalan müzik vs. derken sinematografinin genel olarak çok iyi olduğunu söyleyebilirim. Atmosferiyle sizi doğrudan içine çeken bir film var karşımızda.

 

 

Ayrıca filmin birkaç tane korku sahnesi gerçekten başarılı, bilet paranızı ödeyen türden.

 

 

Yine de Dehşetin Yüzü bazı konularda feci çuvallıyor.

 

 

Dehşetin Yüzü

 

 

 

İlki ve en önemlisi karakterler.

 

Korku Seansı filmlerindeki Ed ve Lorraine Warren karakterlerine olan sevgimizi yeşertecek benzer bir karakter yok bu filmde. Yani karakterler boş, sadece korkutulmak için senaryoya koyulmuş gibi.

 

Warren’lara veya Annabelle Creation’daki iki genç arkadaşa benzer yakınlık kurabileceğiniz karakterleri bulamıyorsunuz burada bu da ister istemez gerilim seviyesini düşürüyor.

 

 

Bazı karakterlerin başlarına bir şey geleceği belliyken inadına saçma bir harekette bulunması klişesi bu filmde de var.

 

 

Hadi bunu geçtim ama bence en önemlisi baş kötü karakterimizin biraz yavan kalması. Yavan derken güçlerini ve yapabildiklerini kastetmiyorum. Zaten film boyunca yetenekleri ile şov yapıyor. Sadece kötülüğünün kaynağı diyeyim biraz boş.

 

 

Ya Micheal Myers gibi onu doğanın bir gücü, doğuştan bir kötülük timsali olarak kabul edeceksiniz ya da bu filmle beraber Conjuring 2’deki gizemli / korkunç imajı biraz gözünüzden düşecek.

 

 

 

 

Sonuç Olarak

 

 

 

Dehşetin Yüzü The Nun
Dehşetin Yüzü fragmanı çok korkunç olduğu için Youtube ‘tan kaldırılmıştı.

 

 

 

The Nun ( yani müthiş çevirisiyle Dehşetin Yüzü ! ) Conjuring 2’de gördüğümüz korkunç rahibenin kökenini anlatan bazı açılardan çok iyi bazı açılardan zayıf bir korku filmi.

 

Eğer serinin hayranıysanız beklentinizi ilk iki film seviyesinde yükseltmeden gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz. ( Yazının başında belirttiğim Bö Efekti olayını göz önünde bulundurun ! )

 

 

Filmin IMDB ve Rottentomatoes linklerini de paylaşıyorum.

 

Vizyondaki bir diğer film olan Predator’un incelemesini ise buradan okuyabilirsiniz.

 

 

Eğer incelemeyi beğendiyseniz Beğen & Paylaş tuşlarını unutmayın lütfen 🙂

 

Siz de filmle ilgili düşüncelerinizi yorumlarda paylaşın ve konuşalım.

 

 

 

Kendinize İyi Bakın !

 

 

 

  • 5
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    5
    Shares

Yorum Ekle