Çocuğa Ölüm Nasıl Anlatılır : Uzm. Psk. Selin Özcan Cevapladı |

Çocuğa Ölüm Nasıl Anlatılır : Uzm. Psk. Selin Özcan Cevapladı

Çocuğa Ölüm Nasıl Anlatılır : Uzm. Psk. Selin Özcan Cevapladı

Ölüm, kişiye veya duruma göre insan ruhunu rendeleyen uzun bir ayrılık da olabilir herkesin yüreğine su serpen bir kurtuluş da…Ama bu yazıda özellikle ilk durumla ilgili konuşacağız. Neşeleriyle, saf halleriyle ve heyecanlarıyla hayatın en güzel renkleri olan çocuklara ölüm gibi bir acı gerçeği anlatmak hiç bir yetişkin için kolay değil ve hayatımızda er ya da geç bu durumla yüz yüze geliyoruz / geleceğiz. O noktaya gelindiğinde bazı sorular kaçınılmaz oluyor :

 

 

Çocuğa Ölüm Nasıl Anlatılır ?

Okul Öncesi Ölüm Kavramı

8 Yaşa Ölüm Nasıl Anlatılır ?

Ölüm Çocuğu Nasıl Etkiler ?

Ölüm Haberini Çocuğa Kimler Vermeli ?

 

 

Konuyla ilgili bu sorularımı Uzman Psikolog Selin Özcan cevapladı. Kurduğu Semi Psikoloji & Diyet Danışmanlığı şirketinde hizmet veren Selin Hanım’a vakit ayırıp bu önemli konu ile ilgili sorularımı yanıtladığı ve tecrübelerini aktardığı için çok teşekkür ederim.

 

 

 

 Çocuğa Ölüm Nasıl Anlatılır ?

 

 

 

 

 

  • Soru

  • Selin Hanım çocukla yaşayanlar bilirler, çocukların kulakları her yerde ! Kendi kendine oynuyor veya uyuyor gibi görünürken yanlarındaki kısık sesle yapılan sohbeti de televizyondaki haberi de duyuyorlar aslında.

 

 

Etraftakiler her ne kadar özen gösterseler de bilgiyi sünger gibi emen bir zihin er ya da geç “ Ölüm ” kelimesine denk geliyor. Bu da akabinde bir soru getiriyor akıllarına :

 

 

“ Ölmek / Ölüm ne demek ? “

 

 

Böyle bir durumda çocuklara nasıl cevap vermeliyiz ? Ölümle ilgili gerçek bilgiyi (en azından bizim bildiğimiz kadarını ) çocuğa aktarmak için bir yaş sınırı var mı ?

 

 

 

CEVAP : Ölüm çocuk için soyut bir kavramdır ve her yaş grubundaki çocuk bu kavramı farklı şekilde yorumlar.  Beş yaş öncesi dönemde çocukların düşüncesi benmerkezcidir, bu nedenle olayların insanlar tarafından kontrol edildiğine inanma eğilimi gösterirler.

 

Ölüm olayını da insanların kontrolünde olan bir olay gibi algılayarak ölümü uykuya, yolculuğa benzetebilirler ve ölen insanların geri dönebileceğine inanabilirler. 5 yaşındaki çocuğun ölüm korkusu söz konusu olduğunda bu detaylar göz önünde bulundurulmalıdır.

 

 

 

8 Yaşa Ölüm Nasıl Anlatılır ?

 

 

SORU

 

 

Peki okul döneminde bir değişme oluyor mu ? 8 yaşa ölüm nasıl anlatılır ?

 

 

 

CEVAP : Okul dönemine gelindiğinde çocuklar zaman kavramını öğrenmiştir. Soyut düşünme yeteneği kazandıklarından ölüm kavramını algılayabilirler. Ölümün geri dönülmez bir şey olduğunu anlayabilir ancak kendinin ölebileceğini kavrayamazlar. Bu dönemde çocuklar yetişkinlere benzer şekillerde yas tutabilir, üzüntü yaşayabilir.

 

 

Ergenlik dönemi yaş grubu ölümü somut şekilde kavramaya başlar, ölüm, yaşam ve yaşamın anlamına dair soru işaretleri oluşturmaya başlar.

 

 

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

 

KADIN CİNAYETLERİ BÖYLE Mİ SON BULACAK ?

DOĞRU KARAR HANGİSİ ?

 

 

Yorumlar ve röportajlar için tıklayın

 

 

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

 

Her çocuğun kişilik yapısı ve hayatı algılayışı farklıdır. Bu nedenle çocuğa ölüm nasıl anlatılır sorusuna tek bir doğru cevap yoktur. Burada kıymetli olan, çocuğa hangi yaş grubunda olursa olsun doğru bilgi verilmesidir. Çünkü soyut düşünme döneminde bir çocuğa ölümü ‘hastalık’ ya da ‘uyku’ ile açıklamaya çalışmak uzun vadede düşünce yapısında çok daha ciddi problemlerine sebep olabilir.

 

 

Örneğin, ölen babası için uyuyor denilen çocuk, uyuduğu zaman öleceğine ilişkin yanlış düşünceler geliştirerek uyumaktan korkabilir, bu da ileride muhtemel uyku bozukluklarına sebep olacaktır.

 

 

SORU

 

  • Çocuğun yakından tanıdığı biri hayatını kaybettiğinde ölüm haberi çocuğa nasıl verilir ?

 

Eğer çocukla önceden ölüm üzerine hiç konuşulmadıysa ilk olarak ölüm kavramından bahsedilip tanıdığı kişinin vefatından daha sonra bahsetmek mi daha doğru olur ? Ölüm, çocuğu nasıl etkiler ?

 

 

 

 

CEVAP : Öncelikle ortada bir kayıp varken çocuktan bu durum gizlenmemelidir. Çünkü ortadaki karmaşaya fark edip açıklama almayan çocuk duruma karşı daha fazla kaygı duymaya başlayabilir.

 

 

Ölümün hemen ardından, zaman kaybetmeden çocuğa durum açıklanmalıdır. Gizlemek çocuğun bu durumdan daha az etkilenmesine yardımcı olmaz.

 

 

Ölüm haberi çocuğa en yakın hissettiği kişi ya da kişiler tarafından aktarılmalıdır.

 

 

Bu anne ya da baba olabilir. Eğer her iki ebeveyn de aynı anda vefat ettiyse çocuğa bilgi verecek kişi ona en yakın olan aile üyesi tarafından aktarılabilir.

 

 

Ölüm çocuğa nasıl söylenmeli sorusu da sık sorulan bir soru ve onunla ilgili olarak da şunu söyleyebilirim ; çocuğa direk ölüme sebep olan olaydan kısaca bahsedilmelidir.

 

 

Örneğin, ” bir trafik kazası oldu ve anneni kaybettik “ denilebilir. Ancak kazanın içeriğinden çok fazla bahsedilmemelidir. Ölüm açıklanırken çocuğa ‘yolculuğa gitti, uykuya daldı, Allah yanına aldı’ gibi açıklamalar yapmak ancak çocuğun bu durumlara karşı da kaygı geliştirmesine sebep olur.

 

 

Yolculuğa çıkınca kendisinin de ölebileceğini düşünebilir ya da Allah’a karşı öfke geliştirebilir.

 

 

Çocuğa Ölüm Nasıl Anlatılmalı sorusu yetişkinlerin aklını en çok kurcalayan sorulardan birisi…

 

 

 

 

 

SORU

 

  • Ölüm kavramını aklına oturtan bir çocukta davranışsal olarak değişiklikler gözlemlenir mi ; sevgi göstermeme (kaybetmekten korktuğu için), öfkeli olma veya tedirgin olma gibi ? Ölüm, çocuğu nasıl etkiler ?

 

 

 

CEVAP : Elbette ki çocuklar da yetişkinler gibi sevdiği kişinin kaybının ardından üzüntü duyar, buna yas dönemi denir.

 

 

Yas döneminde, içe kapanma, ağlama nöbetleri, gece korkuları, öfke patlamaları gibi bazı davranış değişimlerinin görülmesi normaldir. Bu süreçte çocuğun kendini ifade etmesi ve duygularını açığa çıkarması, sağlıklı bir yas sürecine ortam hazırlayarak dönemin atlatılmasına yardımcı olacaktır.

 

 

Yas döneminde çocuğun üzüntüsünü yaşaması istenirken, ve aile üyelerinin de kendi duygu ve üzüntüsünü çocukla birlikte yaşaması gereklidir. Bu süreçte eğer aile kendi duygusunu açığa çıkarmazsa, çocukta etrafındakileri üzmemek için kendini gizlemek isteyebilir.

 

 

 

 

SORU

 

  • Ölüm olayını etrafından duyarak değil de olaya bizzat şahit olarak öğrenen çocuklara nasıl yaklaşılmalı ? Bu durumda ölümün çocuğun üzerindeki etkisi çok daha yıkıcı olur çünkü.

 

Çocuğun üzüntüden ve öfkeden dolayı yanlış yollara sapması nasıl önlenebilir ?

 

 

 

 

CEVAP : Bu gibi durumlarda, çocuğun travma sonrası stres bozukluğu yaşama ihtimali artar. Travma sonrası, olaya ilişkin anıların sık sık akla gelmesi ve zihinde tekrar tekrar yaşanmasıyla (çocuklarda bu durum oyunlar şeklinde olabilir) karşılaşılabilir.

 

 

Korkulu rüyalar görme, olayı anımsatan uyaranlara şiddetli tepki verme, olaya ilişkin hatırlatıcı her şeyden uzak durma çabası, umutsuzluk, uykusuzluk, sinirlilik, tahammülsüzlük, dikkat ve hatırlama işlevlerinde bozulma, sıçrama, her an tetikte olma duygusu, nedensiz bedensel yakınmalar, sürekli korku, yetersizlik, umutsuzluk hissi yaşanabilir.

 

Bunlar olaydan hemen sonra oluşabileceği gibi, aylar sonra da ortaya çıkabilir. Çocuklar genel olarak erişkinlere benzer tepkiler verirler.
Ancak erişkinlerden farklı olarak, başlarına gelen olayın kendi suçları olduğunu da düşünebilirler. Yaşlarından daha küçük, bebeksi davranışlar gösterebilirler. Yakınlarına büyüklere aşırı bağlanma, ayrılmaya katlanmama sık karşılaşılan durumlardır.

 

 

Elbette ki bu durum bir diğerine göre başa çıkılması daha güçtür ve önlem alınmadığı takdirde depresyona dönüşme riski yüksektir. Çocuğun bu dönemde iştah kaybı, kendine zarar verme eğilimi ya da madde kullanımı dikkatle izlenmelidir.

 

 

Bu süreçte çocuğun daha önce aynı olayı yaşan bir arkadaşı ile konuşması rahatlamasına yardımcı olur. Çünkü olay sonrasında birçok çocuk acısını kimsenin anlamadığı ve Dünya’da bunu yaşayan tek insanın kendi olduğu inancına kapılabilir.

 

 

Yas dönemi süresince ve devamında çocuğun okula gitmesi sağlanmalı, mümkünse okuldaki öğretmenine bu konuda bilgi verilerek, iş birliği yapılmalıdır.

 

 

Karşılaşılabilecek olağan olmayan durumlar halinde, ailenin bir psikolog ya da pedagogtan profesyonel yardım alması büyük ölçüde yarar sağlayacaktır.

 

 

 

 

 SORU

 

  • Ölüm, etrafındakileri değil çocuğun kendisini de bulabilir. Kendisi erken yaşta ölümcül hastalığa yakalanan bir çocuğun durumu belki de bütün olasılıklar içinde en kötüsü. Peki bu durumda çocuğa ölüm nasıl anlatılır , anne baba mı ilk olarak söylemeli yoksa doktorlar mı ?

 

 

 

CEVAP : Selin Hanım bu soruyu yanıtlamadı. Çünkü psiko-onkolojinin oldukça geniş bir alan olduğunu ve çocuklarının yaşama şansı çok düşük olan ebeveynlerin ” çocuğa ölüm nasıl anlatılır ? ” sorusuna cevap verebilmenin ayrı bir  uzmanlık gerektirdiğini belirtti.

 

Öncelikle yanlış bilgi vermekten kaçındığı ve doğru yönlendirmesi için kendisine çok teşekkür ederim.

 

 

 

Ben de konuyla ilgili Ankara Üniversitesi’nden Yrd.Doç. Dr. Gülsen Erden’in cevabını paylaşıyorum :

 

 

 

 

 

ÖLÜM SÜRECİNDE OLAN ÇOCUK

ÖLÜMÜ KABUL VE
TEDAVİ SÜRECİNDE ETKİLİ YARDIM

 

 

 

Ani değişmeler, belirsizlikler, bilgi vermeksizin yapılan girişimler, çocukları duygusal olarak örseler. Çocukların daha fazla örselenmesini engellemek ve dayanma güçlerini desteklemek için, onlara ve ailelerine gerekli bilginin zamanında verilmesi ihmal edilmemelidir.

 

Çocuklar sağlıkları hakkında gelişim dönemlerine uyan açıklamalarla ve ürkütülmekten kaçınılarak bilgilendirilmelidirler.

 

Çocuklar zaman zaman sağlık ekibine, anne ve babalarına hastalıkları ve yaklaşan ölümlerine ilişkin doğrudan ya da dolaylı sorular sorarlar.

 

 

 

Hayatını Kaybedecek Bir Çocuğa Ölüm Nasıl Anlatılır ?

 

 

“Ölecek miyim” sorusuyla karşılaşan bir uzman ya da anne-baba, bu sorunun amacını anlamaya çalışmalıdır. Bu amacı netleştirmek çocuğa gerekli bilgiyi ve güvenceyi verebilmeyi kolaylaştırır. Sözü geçen sorunun amacı sadece, çocuğun zihnini meşgul eden sorulara yanıt araması olabilir:

 

 

Çocuk yalnızca hastalığının ciddiyetini belirlemeye mi çalışıyor?

 

 

Çocuk acı çekip çekmeyeceğini, ne kadar acı çekeceğini, acı çekmesine engel olunup olunamayacağını mı bilmek istiyor?

 

 

Çocuk acılarının aza indirilip indirilemeyeceğini mi öğrenmeye çalışıyor?

 

 

Anne babasının hep yanında kalıp kalamayacağını mı öğrenmeye çalışıyor?

 

 

Tüm çabaların hastalığı tedaviye yönelik olduğuna ilişkin güvence mi arıyor?

 

 

Hastalığın tedavisinin yolunda gidip gitmediğini mi öğrenmeye çalışıyor?

 

 

 

Uzman, çocuğun bu soruların hangisini sorduğunu düşünüyorsa bu soruya ilişkin gerçek yanıtı çocuğu ürkütmeden verebilmelidir. Anne-babaların bir çoğu ve sağlık ekibi, çocuklar kendi ölümlerine ilişkin bir ifade belirttiklerinde bundan rahatsız olur ve konuşmaktan kaçınırlar. Çocukları bilgilendirmekten kaçınmak anne-baba ve uzmanları yalan söylemeye zorlar. Böylece karşılıklı güven ve saygı ilişkisi bozulur.

 

 

Kaygılar, belirsizlikler ve en önemlisi de güvensizlik çocuğu bu zor dönemde aşılması zor bir engel önünde yalnız bırakır. Çocuk ve aile gerektiği kadar bilgilendiği ve bilgilendirildiği ölçüde korku ve kaygılarını konuşma fırsatı bularak rahatlarlar. Çocuk ve aileyle açık iletişim içinde olma, aynı zamanda çocukla anne-baba arasındaki iletişimi artırır.

 

 

 

Yetişkinler her zaman çocuğun yanında olacakları konusunda güvence vermelidirler. Anne babalar ve sağlık hizmeti verenler çocuklara ” Seni rahatsız eden herhangi bir şey olduğunda bize söylemeni istiyoruz. Senin kendini olabildiğince rahat hissetmen için elimizden geleni yapacağız ” diyebilmelidirler. Daha küçük yaştaki çocuklar için de bu mesaj, sağlık ekibi tarafından ailelere verilebilmelidir.

 

 

 

 

RÖPORTAJ SONU

 

 

Bu röportajın da sonuna gelmiş bulunuyoruz. Çocuğa ölüm nasıl anlatılmalıdır , okul öncesi ölüm kavramı , çocuğun ölüm korkusu  gibi konulara uzman desteği ile cevap vermeye çalıştık.

 

 

Umarım konuyla ilgili bilgi almak isteyenlere bir yardımı dokunmuştur.

 

 

Özel Gereksinimli Çocuklar ile ilgili röportajı da buradan okuyabilirsiniz.

 

 

Başka bir röportajda görüşmek üzere…

 

 

 

Kendinize İyi Bakın !

 

 

 

 

  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    1
    Share

Yorum Ekle