Brıghtburn Film İnceleme & Yorumlar: Mazeretim Var, Asabiyim ! |

Brıghtburn Film İnceleme & Yorumlar: Mazeretim Var, Asabiyim !

Brıghtburn Film İnceleme & Yorumlar: Mazeretim Var, Asabiyim !

Alternatif evrenler çizgi roman sektörünün her zaman ilgi çeken bir dalı oldu. Elseworld ve What If ? çizgi romanları okuyuculara tanıdıkları karakterleri alışılmışın dışında tarzda sunarak yepyeni hikayeler sundular. Brightburn filmi de benzer bir konsept üzerine kurulu : Ya Superman herkesin sevdiği örnek bir kahraman yerine manyak bir seri katil olsaydı ? Brightburn Film İnceleme yazıma hoş geldiniz !

 

 

Brightburn filmi kanlı sahneler içeriyor, midesi sağlam olanlar için uyarmış olayım…

 

 

Hikayenin ilk bölümü birebir Superman hikayesi : Çocuk sahibi olmak isteyen ama olamayan kasabalı bir çiftin hayatı evlerinin yakınına düşen ufak uzay gemisiyle alt üst olur. Geminin içinden bir bebek çıkar ve çiftimiz bu durumu dualarının kabulü olarak görüp bebeği evlat edinirler.

 

Brandon adını koydukları bebeklerinin büyüdüğünde anormal davranışlar göstermeye başlamasıyla  sadece Breyer çiftinin değil bütün kasabanın hayatı cehenneme dönmeye başlar.

 

Brihgtburn filmi, zaten çok bilindik bir hikaye kullanılmasından mıdır nedir, senaryodaki bazı önemli boşlukları izleyiciden tamamlamasını bekliyor :

 

 

Brandon nereden geldi ? Bilmiyoruz.

 

Beyninde çınlayan “ Dünyayı Al. “ mesajına karşılık insan ister istemez “ Neden ? “ diye soruyor. Cevabı yok.

Yani eğer “ Kardeşim kötü bir uzaylı dünyayı istila etmek istiyor işte, daha ne ?! “   diye açıklama getiriyor ve kafaya takmıyorsanız ne mutlu size.

 

Sürpriz bozmamak için detay veremiyorum ama özellikle finaldeki ölüm sahnesi ve akabindeki haber yayınında anlatılanlar arasında ciddi mantık hataları/boşluklar var.

 

 

MESELA BRIGHTBURN ŞÖYLE YAZILSAYDI…

 

 

Eğer  Brandon’unn köklerinden gelen ve beynini yıkayan kötü olma, istila etme emirleri mutlu hayatı ile çakışsaydı ortaya güzel ve heyecanlı bir senaryo çıkabilirdi ama çocuğun halihazırdaki yaşantısı da yokuş aşağı zaten. Etrafında iyi insanlar da var ama Brandon, okuldaki hoşlandığı kız dışında hiç kimseden memnun değil ki zaten onunla da işler hemen sarpa sarıyor.

 

Yani senaryo çocuğun etrafındaki herkesi biçmesi için zaten aşırı çaba sarfediyor dolayısıyla olacakları çok önceden tahmin ediyorsunuz.

 

Annesinin de bütün garipliklere rağmen inatla çocuğunu savunması, çocuğun özel durumu göz önünde bulundurulduğunda, bir noktadan sonra salaklığa kaçıyor. Eğer oğlu ile olan ilişkisi detaylı işlenseydi yaşadığı ikilemi biz de hissedebilirdik belki ama film o konuda hiç çaba göstermiyor.

 

Hiç mi güzel yanı yok ?

 

 

 

 

Özellikle ormanda geçen araba saldırısı ve finaldeki toplu katliam bölümlerinde filmin belirli bir gerilim seviyesine ulaştığını söylemek lazım. +18 yaş sınırının da izniyle sadece gerilim dolu değil bol kanlı sahneler izliyoruz.

 

 

Ucu da açık biten ya da devam filmine açık kapı bırakan diyelim Brightburn, eğer süper kahramanları severek takip ediyor ve şeytani bir Süperman konseptini ilgi çekici buluyorsanız tavsiye edeceğim bir film.

 

Yine de bu filmi izlerken aklıma yine gerilimli bir süper kahraman hikayesi olan Chronicle filmi geldi. Açıkçası onu tercih ederim.

 

 

 

 

 

Peki siz ne düşünüyorsunuz ? Başka bir Brightburn filmi izlemek ister misiniz ?

 

Lütfen düşünceleriniz yorumlarda paylaşın !

 

 

Bir sonraki yazıya kadar,

Kendinize İyi Bakın !

 

 

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Yorum Ekle