Epileptik - Türkçe Çizgi Roman İncelemesi |

Epileptik – Türkçe Çizgi Roman İncelemesi

Epileptik – Türkçe Çizgi Roman İncelemesi

 

 

Bu hayatta öyle ya da böyle  hepimizin içine girdiği kötü bir döngü var.

 

Önce hastalanıyoruz ; başımız ağrıyor, genzimiz yanıyor, belki bacağımız kırılıyor belki de acile kaldırılıyoruz. Acı ve ağrılarla kıvranırken hasta olmadan önceki halimizi düşünüyoruz tek başımıza yatarken.

 

 

Günler günleri, reçeteler ilaçları, doktorlar refakatçileri kovalıyor ve sağlığımıza kavuşuyoruz tekrardan. İnsanoğlunun doğasından mıdır yoksa günümüz yaşantısının bir getirisi mi bilmiyorum ama  günler geçerken iş güç, para, aşk, hobiler,eşin dostun derdi bir noktada bizi esir alıyor ve canımızı yeniden ikinci plana atıyoruz.

 

 

Bir şey olmazlar, birazcık dahalar arka arkaya sıralanıyor. Bir süre sonra gerçek tekrar yüzümüze çarpıyor ve yatağa yığılıyoruz. Güzel günlerini özleyen asık suratlar…

 

 

Dediğim gibi hepimiz bu döngünün içerisindeyiz.

 

 

İşte David B.’nin hem yazarlığını hem de çizerliğini üstlendiği otobiyografik çizgi romanı Epileptik bu kısır döngüye tam ortasından kılıçlamasına dalıyor ve şu soruları soruyor:

 

 

“ Peki ya hastalığınızın tedavisi yoksa ? Bu duruma ne kadar dayanacak gücünüz var ?“

 

 

Epileptik bunun gibi bir çok yaratıcı ve anlatmak istediğini zekice anlatan panel içeren bir çizgi roman.

 

 

 

En İyi Çizgi Romanlar Listelerinin Gediklilerinden Birisi Epileptik

 

 

 

Fransa’da 6 cilt halinde yayınlandıktan sonra tek cilt altında toplanan ve ülkemizde Karakarga Yayınları tarafından raflara çıkarılan Epileptik, yazarın epilepsi hastası abisi Jean-Christphe’yle olan ilişkisine ve ailecek onu bu hastalıktan kurtarma çabalarını anlatıyor.

 

 

Ama ne çaba ?!

 

Modern tıp, makrobiyotik, akupuntur, ruhçuluk, manyetizma, simya, büyü artık aklınıza gelebilecek hemen her tür tedavi yöntemine başvuruyor Pierre-François ( yeni adıyla David B.) ve ailesi.

 

Epilepsi hastası birine bakmanın zorluğu bir yana her başvurdukları şifacıda yükselen umutlarının tekrar ve tekrar yerini hayal kırıklığına bırakması elbette bütün aile bireylerini yıpratıyor yıllar içinde.

 

 

Bana kalırsa Epileptik, hikayesindeki gücü de tam bu noktadaki dürüstlüğünden alıyor.

 

 

 

Ciddi bakıma ve desteğe ihtiyaç duyan bir hastaya refakat etmenin( benim bu konuda az da olsa bir tecrübem olmuştu) insanın sinirlerini nasıl yıprattığını, bir saniye gösterilen ilgi ve şefkatin bir sonraki saniye yerini nasıl öfkeye bıraktığını bilen bilir.

 

 

David B. burada abisine duyduğu sevgiyi de nefreti de çok içten yansıtıyor. Abisine ne kadar yardım etmeye çalışsa da abisinin artan krizleri, sadece bedenen değil zihinsel olarak da kötüye gitmesi ve hepsinin üstüne sonuçları hep boşa çıkan tedavi denemeleri yazarın da psikolojisini derinden etkiliyor.

 

Allah’tan geniş bir hayal gücü var da bu zorlu yaşantısında deli dolu hayallerine kaçıp aklını korumayı başarıyor. Çizdiği destansı savaş resimleri, yazdığı öyküler ve hayali arkadaşları hikaye boyunca eşlik ediyorlar bize.

 

 

 

 

 

Bu Geçmişte Yaşananlar Anlat Anlat Bitmez !

 

 

 

Pierre-François abisini götürdükleri farklı tedavi seansları arasında bol bol önemli siyasi olaylara, savaşlara ve aile büyüklerine değiniyor.

 

Bence hikayenin zayıf noktasını oluşturan bu “tarih” bölümleri bazen gereğinden fazla uzuyor ya da benim o olayları çok umursamamamdan dolayı bana öyle geldi.

 

 

Tam kendi kendime bu konuyu düşünürken David B. Sanki cevap verircesine kız kardeşini konuşturuyor. Ellerinde abisinin bu çizgi roman için hazırladığı sayfalara bakan Florence “ Dedemlerden ve savaşlardan niye bu kadar bahsediyorsun ki ?”, diye soruyor ve ekliyor.

 

 

“ Bunların Jean-Christophe’nin hastalığıyla bir alakası yok.”

 

“ Ama onları da bilmeli insanlar.” diye karşı çıkıyor Pierre-François.

 

“ Onların hikayesinde de mücadele var.”

 

 

Her ne kadar yazarın mantıklı bir açıklaması olsa da o karakterlere çok yakınlık duyamadığım için bana film arası reklam gibi gelen bu bölümler eğer siyasi tarihe meraklıysanız hiç değilse size keyif verecektir diye düşünüyorum.

 

 

Bütün senaryo boyunca farklı zaman dilimlerindeki ve farklı karakterlerin mücadelelerini anlatan yazar ciddi hastalığı olan insanlarla ilgili önemli sorular da soruyor :

 

 

“ Bakıma ihtiyaç duyan insanlar kendilerine yapılan yardımları suistimal mi ediyorlar ? Kendilerine yapılan hizmetin sonu gelmesin diye yalancı krizler mi geçiriyorlar ?

 

 

Bu davranışlara bürünmelerinin hastaların karakterleriyle mi alakası var yoksa başaramamaktan, yeteriz kalmaktan korktukları için mi bu şekilde davranıyorlar ? “

 

 

Çizgi romanın gerçek anlamda parladığı kısım olan çizimlere gelirsek…

 

 

Kalıpları Yıkan Güzel Çizimler

 

 

       

 

 

 

David B.’nin asıl başarısı bir çizgi romanı farklı ve güzel yapan en önemli özelliğini yani görselliğini en iyi şekilde kullanabilmesi. Birkaç cümleyle anlatılacak bir durumu veya duyguyu iyi planlanıp çizilmiş bir görselle okuyucunun zihnine kusursuzca işliyor sanatçımız.

 

 

Örneğin 25. Sayfada Pierre-François ve ailesinin bir ömür peşlerinde sürüneceği doktorların ve kitapların aileyi çember içine aldığını görüyoruz. Doktorlar umarsızca halay çekerken duvarı andıran kitaplar ailenin içine düştüğü darlığı ve zor günleri çok etkili bir şekilde gösteriyor bize.

 

 

Yer yer klasik çizgi roman kalıplarını izleyen çizimlerin ve panellerin yanında bol bol gerçekliğe ait bütün kalıpları yıkarak gerçeküstücülüğe dalıp giden görseller de görüyoruz.

 

 

Türün önemli ressamlarından Rene Magritte’ye de birkaç panelde selam çakıyor zaten David B. Çizimlerde gerçekçilik ve detay arayanlar için Epiletik çok uygun bir çizgi roman değil ama bu çizgi romanın ilginç ve yaratıcı görselliği kesinlikle tecrübe edilmeli.

 

 

 

Karakarga Yayınları Bağımsız Çizgi Romanlara Tüm Hızıyla ve Kalitesiyle Basıyor

 

 

Baskı ve çeviri anlamında Karakarga Yayınları’nın gayet iyi bir iş çıkarttığını söylemem lazım. Kağıt ve baskı kalitesi iyi, çizgi roman sert kapaklı değil ama dikkatli davranırsanız uzun yıllar aynı kalitede saklayabilirsiniz. Ufak tefek yazım hatalarına nazarlık diyorum artık.

 

 

Tüm zamanların en iyi grafik romanları listelerinin vazgeçilmezlerinden olan Epileptik, büyüklerinin sürekli olarak anlattığı savaş, ölüm, ızdırap hikayelerinden ve abisinin hastalığından kaynaklı yaşadıkları zorluklardan kaçıp hayal gücüne sığınan sorunlu bir çocuğun yazıp çizdiği güzel bir otobiyografi.

 

 

Çizimlerinin çok korkutucu olduğunu söyleyerek kendisini azarlayan öğretmenine inat:

“ Korkutmak mı ? Şüphesiz. Ona yenilmemek için korkuya hakim olmak gerekir.”

 

 

Bu tür çizgi romanları sevenlere yine Karakarga tarafından basılan BİHİKAYE çizgi romanını da tavsiye ederim.

 

 

Beğen & Paylaş butonlarına selam vermenizi hatırlatır keyifli okumalar dilerim 🙂

 

 

Kendinize İyi Bakın !

 

 

 

 

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Yorum Ekle